Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Glokom: Erken Teşhisle Görme Kaybı Önlenebilir

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, glokomun erken teşhis edilmesi halinde kontrol altına alınabileceğini ve görme kaybının önüne geçilebileceğini vurguluyor. Risk faktörleri, teşhis yöntemleri ve tedavi seçenekleri üzerine önemli bilgiler paylaşıldı.

Haber Giriş Tarihi: 14.03.2024 09:45
Haber Güncellenme Tarihi: 14.03.2024 11:26
Kaynak: Pandermos 10,5
Glokom: Erken Teşhisle Görme Kaybı Önlenebilir

Glokom, göz içi basıncının artması sonucu optik sinir hasarıyla karakterize, potansiyel olarak ciddi görme kaybına yol açabilen sinsi bir hastalıktır. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar'a göre, toplumda ortalama göz içi basıncı 16 mm Hg civarında olup, 11-21 mmHg arası normal kabul edilmektedir. Ancak glokom, göz içi basıncı normal seyretse dahi ortaya çıkabilen bir durumdur ve çoğunlukla yüksek göz içi basıncıyla ilişkilidir.

Primer açık açılı glokom, en yaygın görülen tip olup, göz içindeki sıvının dışa atılmasını sağlayan kanalların tıkanması sonucu meydana gelir. Bu tıkanıklık, sıvının göz içinde birikmesine ve dolayısıyla göz içi basıncının artmasına neden olur, bu da göz sinirine zarar verir. Prof. Dr. Coşar, yaşlanma, doğum kontrol hapı kullanımı, diyabet, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve migrenin bu hastalık için risk faktörleri olduğunu belirtirken, ailede glokom öyküsünün bulunmasının riski daha da artırdığını ifade ediyor.

Glokomun "sinsi bir hastalık" olarak tanımlanmasının nedeni, ileri evrelere kadar herhangi bir görsel belirti göstermemesidir. Hastalık ilerlediğinde ise geri dönüşsüz görme alanı kaybı ve görme kaybı meydana gelebilir. Bu, özellikle yanlardan gelen görüşün daralması ve nesnelere çarpma riskinin artması gibi sorunlara yol açabilir.

Prof. Dr. Coşar, glokomun teşhisinde görüntüleme yöntemlerinin büyük önem taşıdığını belirterek, bilgisayarlı görme alanı, pakimetri, stereo disk fotoğrafı, konfokal tarayıcı lazer oftalmoskop ve optik koherans tomografi (OCT) gibi yöntemlerin hastalığın tespitinde kullanıldığını söylüyor. Erken teşhis ve uygun tedavi ile görme sinirindeki hasarın durdurulabileceği, böylece görme kaybının ilerlemesinin önüne geçilebileceği vurgulanıyor.

Tedavide, göz içi basıncının %25 oranında düşürülmesi hedeflenmektedir. Tedavi seçenekleri arasında göz damlaları, lazer tedavisi ve cerrahi yöntemler bulunmaktadır. Göz damlaları genellikle ilk aşamada tercih edilen ve etkili olabilen bir yöntemdir. Glokom tedavisinde kullanılan damlalar, beş temel gruptan oluşmakta ve pek çok kombine ilaç da tedavide yer almaktadır.

Prof. Dr. Coşar'ın vurguladığı gibi, glokom ciddi bir hastalık olmakla birlikte, erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilir ve görme kaybı büyük ölçüde önlenebilir. Bu nedenle, risk faktörleri taşıyan bireylerin düzenli göz muayenelerini ihmal etmemeleri gerekmektedir.

Kaynak: Pandermos 10,5

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.